NP 10 Ne İşe Yarar? Hayatın Dönüm Noktasında Bir İlaç
İlaç almak, hepimizin hayatında bir şekilde yer edinmiş bir şeydir. Kimisi soğuk algınlığına karşı, kimisi baş ağrısına, kimisi ise yalnızca bir tavsiye üzerine. Ama bazen, ilaçlar yalnızca fiziksel değil, ruhsal bir iyileşme aracı da olabilir. O gün NP 10’u ilk aldığımda, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilmeden, hayatımda dönüm noktalarından birine adım attım.
Bir Akşam Kayseri’de…
Kayseri’de, sakin bir akşamüstüydü. O kadar sakin ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Akşam namazını kılmaya gitmiştim ve o sırada biraz stresliydim. Her şey karma karışıktı. Kendimi adeta bir makine gibi hissediyordum. Yorgundum, ama içimde bir boşluk vardı; bir eksiklik vardı, adını koyamadığım bir şey.
Sürekli kaybolmuş hissediyordum. Okul, işler, arkadaşlar… Her şey birdenbire gelip üzerine çökmüştü. Kayseri’nin sıcak havasında yavaşça yürürken, bir an durup derin bir nefes aldım. Herkes gibi ben de hep dışarıdan güçlü görünmeye çalışıyordum, ama içimde bir fırtına kopuyordu. O an, o duygusuzluk içinde bir arkadaşımın tavsiyesi geldi aklıma: “NP 10 al. Yardım eder.”
Daha önce hiç düşünmemiştim böyle şeyleri. Ama o akşam, nehrin kenarındaki o eski bankta, bir karar verdim. Evet, NP 10. O ilaç. Bu ne kadar da garipti, değil mi? O küçük tabletin, o kadar şeyi değiştirebileceğini düşündüm.
Bir Başka Gün, Bir Başka Hikaye
Bir hafta sonra, o tabletleri almaya karar verdim. Kayseri’deki eczaneye gittiğimde, kasiyer bana gülümsedi ve reçeteyi aldı. İçimi bir huzur kapladı. Bazen, bir şeyler alırken, sadece o şeyin değil, bir adım atmanın verdiği bir rahatlama da vardır ya… işte öyle bir şeydi. NP 10’u almamın ardında sadece bir ilaç almak değil, kendi içimde bir şeyleri kabullenmeye başlamak yatıyordu.
İlk birkaç gün, daha önce hissetmediğim kadar huzurlu hissettim. Ama sonra… ama sonra bir şey oldu. Birkaç gün içinde, her şey daha sakin, daha derli toplu bir hale geldi. İçimdeki o hırçın, bitmek tükenmek bilmeyen kaygı azalmıştı. Ama bir taraftan da bir eksiklik vardı. İlaç belki bedenimdeki boşlukları doldurdu, ama ruhumda hâlâ bir şey eksikti.
NP 10’un beni bir süreliğine sakinleştirdiğini fark ettim, ama asıl mesele her zaman bir şeylere karar vermekti. O tabletin ne işe yaradığını öğrendim: Kendimi daha yönetilebilir hissettirdi. Ama bir yandan da bu ilacın, sadece geçici bir çözüm olduğunu fark ettim.
Hayal Kırıklığı ve İleriye Bakmak
İlaç almak, bir anlamda hayatın durduğu anlarda sana verdiği tek seçenek gibi hissedebilir. Ama ben, ilacı aldığımda daha çok bir hayal kırıklığı hissettim. Çünkü NP 10’un tek başına bana “gerçek” huzuru getiremediğini anlamıştım. Evet, kaygılarımı hafifletiyordu, ama sonunda o kaygılar tekrar geri geliyordu. Ben de yeniden yüzleşmek zorunda kaldım. İlacın bana sadece bir mola verdiğini fark ettim. Bu da, ruhsal olarak nasıl iyileşeceğimi bulmam gerektiğini düşündürttü.
Bazen, hayat öyle bir hal alır ki, ne kadar ilaç alırsan al, ne kadar dışarıdan çözüm ararsan ara, içindeki boşluk hep seni takip eder. NP 10 bana, ruhumu iyileştirecek bir formül olmadığını öğretmişti. Gerçek çözüm, aslında sadece kendime dürüst olmak, hislerimi doğru anlamak ve onları kabul etmekti.
Sonuçta, NP 10 Ne İşe Yarar?
Bence NP 10, hayatta bir tür geçici çözüm. Bazen bir ilaç, vücudundaki acıyı dindirebilir ama kalbinin acısını neyleyebilirsin? O kadar kolay değil. NP 10, sadece bir ilacın ötesinde, insanın kendini iyileştirme yolculuğunda bir durak gibi. Beni rahatlatan, ama gerçekten değiştiren değil.
Bugün hala Kayseri’de bir kafede oturup yazıyorum. Huzurlu, ama bir o kadar da kararsızım. O ilacı aldıktan sonra hayatımda büyük bir değişim olmadı, ama kabul etmem gereken bir şey var: hayat her zaman hızla koşuyor ve bazen bir an durup nefes almak gerekiyor. NP 10, sadece bir durak, ama gerçekten önemli olan yolculuğun kendisi.