İçeriğe geç

Etik farkındalık nedir ?

İnternet Etiğine Uymayan Davranışlara Ne Denir?

Yaşadığımız dijital çağda, hayatımızın büyük bir kısmı ekranlarla geçiyor. Öyle ki, sabah kahvaltımızı yaparken bile Instagram’da geçen akşamki eğlencemizin fotoğraflarına bakıyoruz. Tabii, bu dijital dünyada bir yandan işimizi hallederken bir yandan da sürekli kayıttayız, yani gözümüz ekranlarda, kulaklarımızda kulaklıklar. Ancak, bu teknoloji harikası dünyada bazı kurallar var. İnternet etiği dediğimiz şey de tam olarak burada devreye giriyor. Ama ne yazık ki, bazı kişiler interneti etiket gibi görmüyor ve sınırları aşabiliyor. Peki, internet etiğine uymayan davranışlara ne denir? Dediğinizde cevabınız şu: Dijital kaba saba. Hadi, bunun altını biraz kazıyalım!

“Ya, Bunu Paylaşmasan Olmaz mı?”

Sürekli sosyal medyada paylaşımlar yaparak etrafını “bilgilendirmeyi” görev edinmiş insanları tanımıyor olamazsınız. O kadar sıradan bir şey paylaşıyorlar ki, bir bakmışsınız çamaşır makinesi bile selfie çekiyor. Duygu durumlarını, kahvaltı menülerini ya da günaydın notlarını paylaşıp duruyorlar. Ne demişti bir arkadaşım geçenlerde? “Dijital günümüzün en popüler sporu, kişisel hayatları sergileyip insanların sabrını zorlamak.” Yani şaka bir yana, bazen gerçekten bu kadar özel şeyi neden internete koyuyorsunuz?

Mesela geçen sabah, eski bir arkadaşımın “Bugün kahvaltı olarak peynirli tost yedim!” paylaşımları bir yanda, ben de kahvemi içip “Bu da mı paylaşılacak şey?” diye düşünüyorum. Ya bu insanlar sabah uyanınca “Bu anı mutlaka tüm dünya görmeli!” diyorlar mı?

Kısa Diyalog:

Ben: “Evet, tabii ki. Senin peynirli tostunun tarihi önemini herkes bilmeli!”

Arkadaşım: “Kesinlikle! Hatta en yakına gönderip, tost tarifimi de ekledim!”

İşte internetin bu garip dünyası! O kadar “önemli” ki, herkesin o anı bilmesi gerekiyor. Bazen sosyal medyada öyle paylaşımlar görüyorum ki, “Aman Allah’ım, dünya bu kadar mı daraldı?” diye düşünmeden edemiyorum. Bu tarz davranışlar, internet etiği konusunda ciddi bir sınır ihlali sayılabilir.

“Bunu Ben Buldum!” (Olanı da Çalmayı Unutmamışlar)

Geçenlerde bir arkadaşım sosyal medyada bir “mükemmel” buluş paylaşmış. Ne buluşu mu? Bir akıllı telefon kılıfı! Ancak işin komik tarafı, buluşun aslında ondan önce bir başkasına ait olmasıydı. “Bunu ben buldum!” diyen kişinin, aslında sadece bir başkasının fikrini hırsızladığını fark etmesi bir hayli zaman aldı.

Ne demiştik, hepimizin küçük bir çalıntı fikir deposu var, değil mi? İnternet dünyasında bu oldukça yaygın bir durum. Ama bu tarz davranışlar da aslında, dijital ortamda etik dışı bir yaklaşımın başka bir örneği.

Ve tabii, bunu gizlice yapmak, önce paylaşıp sonra sanki herkesin bildiği bir şeymiş gibi davranmak oldukça yaygın bir şey. Sonra “Bunu ben buldum!” diyorlar, bir anda dertleri de bu oluyor. Kimseye zarar vermiyor olabilir ama yavaşça büyüyen bir sorun aslında, çünkü başkalarının emeklerini görmezden gelmek de internet etiğine uymayan bir davranış.

İnternette Duyarsızlık: Yorumların Derinliği

Gelelim internetin en tartışmalı alanlarından birine: Yorum yapma kültürü. Yorumlar, internetin sosyal ve duygusal ortamını pekiştiren bir mecra. Ama bazen, bazen bir bakıyorsunuz ki, biri altına “Çok kötü” yazmış. Hangi bölüm kötü? Ya da “Hikaye saçma” demekle neyi hedefliyorsunuz? Kimse “saçma” dedi diye hayatını değiştirecek değil.

Yorum yaparken şu temel kuralı unutmayalım: Eğer bir şeyin altına “Bu çok saçma” yazıyorsanız, en azından niye böyle düşündüğünüzü de açıklayın. Yoksa biz buna dijital kabalık deriz. Neden mi? Çünkü internet ortamında insanların fikirlerini anlamadan, sadece başkalarına zarar vermek amacıyla yapılan yorumlar çok sayıda insana olumsuz etki bırakabilir.

Hadi, bir de şöyle bir senaryo düşünün:

Arkadaşım: “Sana bir şarkı önerdim, nasıl buldun?”

Ben: “Evet, şarkı fena değil ama bence o kadar da iyi değil, sanki bitmeyecek gibi. Zaten bu tarz şarkılar bana hitap etmiyor.”

Haa, ne güzel, ben bu yorumumla hem insanı kırmıyorum hem de kendi fikrimi rahatça paylaşıyorum. Ama ya şöyle deseydim?

Ben: “Bu şarkıyı neden öneriyorsun? Kimse dinlemez!”

Bu tarz yaklaşım, internet dünyasında saygıdan yoksun ve insanları haksız bir şekilde yargılamak olur. Eğer daha dikkatli olsak, biraz empati koyarak internet etiğine uymayan davranışları engelleyebiliriz.

“Herkesin Her Şeyi Görebileceği Unutulmasın!”

Bir arkadaşımın Instagram paylaşımlarına bakarken, hikayesinde o kadar fazla kişisel bilgi vardı ki, ağzımdan “Kimseye güvenmemek lazım” dedim. Hani şu “herkesin her şeyi görmesi” durumu vardır ya… İşte tam bu!

Yani, şöyle düşünün: Otobüs durağında duruyorsunuz ve ne olmuş? Birisi sürekli olarak kişisel bilgilerini paylaşmaya başlıyor. Durumun ciddiyetini anlamadığınızda, en iyi bildiğiniz şeyi yapıyorsunuz: “Yine ben!” Evet, internet dünyasında sınırlar çok önemli. İnsanlar yalnızca paylaşacaklarını düşünerek yanlış yapabiliyorlar. İşte gizliliğe saygı da internette dikkat edilmesi gereken bir konu.

Sonuç: İnternet Etiği Nedir, Ne Değildir?

Özetle, internette etik, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi, insanlara saygı duymak, onların fikirlerine ve duygularına dikkat etmekten ibarettir. Herkesin sınırlarını bilmek ve onları aşmamaya çalışmak gerekir. İnternet etiğine uymayan davranışlar ise çoğu zaman dijital kaba saba olarak karşımıza çıkar. Bu davranışlar, sosyal medya platformlarında anlık eğlenceler sağlasa da zamanla toplumsal huzuru bozabilir. O yüzden interneti kullanırken, biraz daha dikkatli olalım. Hem eğlenelim hem de başkalarına zarar vermeyelim!

Ve unutmayalım: Bir dijital kabalık anında herkes kendini üstün görse de, herkes aslında kendisini aynı ekranda buluyor. Bunu unutma, internet senin de!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!